ANA SAYFA
 
 HAKKIMIZDA
 
 FOTOĞRAFLAR
 
 BASINDAN
 
 İLETİŞİM
 
 DUYURULAR
 
 ETKİNLİKLER
 
 ZİYARETÇİ DEFTERİ

        

         Kamuoyuna Duyurulur,

 

Gola Kültür, Sanat ve Ekoloji Derneği, herhangi bir grup ya da ilçe derneği olmanın ötesinde Doğu Karadeniz’deki kültürel ve ekolojik değerleri geleceğe taşıma kaygısıyla çalışmalarını yürüten genç bir oluşumdur. Derneğimiz; çalışmalarını yürütürken bir etnik ya da kültürel grubu diğerinden üstün tutmama prensibiyle hareket eder.

Yeşil Yayla Kültür, Sanat ve Çevre Festivali, bu doğrultuda yürüttüğümüz en önemli etkinliklerden biridir. Ülkemizin geçtiği tarihsel süreçte, her kesimden yükselen aşırı milliyetçilik ve gericilik sayesinde yer bulan çeşitli spekülasyonlardan festivalimiz üzerinden derneğimiz de nasibini almış ve maalesef asılsız iddia, hakaret ve dedikodulara malzeme olmuştur. Bu yazı, festivalimiz ve dolayısıyla derneğimizi doğru olarak anlamaya çalışanları birinci ağızdan bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır.

Pek çok organizasyonda olduğu gibi Yeşil Yayla Festivali’ni de yurtiçi ve yurt dışından maddi ve manevi destekleyen bir çok kişi ve kurum vardır. Bunlar arasında merkezi San Francisco’da bulunan The Christensen Fund vakfı da vardır. Bu vakfın ismi festivalin planlanma sürecinde bazı ilkesel ve anlayış farklılıklarından dolayı yol ayrımına girdiğimiz kişiler tarafından gerek internet ortamında gerekse dedikodu yoluyla yaydıkları asılsız iddialarla karalama kampanyası için kullanılmıştır. Bu kişiler hakkında başlatılan yasal süreç hala devam etmektedir.

The Christensen Fund; tıpkı Türkiye’de ve dünyada var olan pek çok vakıf gibi dünya çapında özellikle çevre konularındaki çeşitli projelere destek veren ve AB Hibe Fonları sistemine benzer bir biçimde tüzel kişiliklerin hibe başvurusunda bulunabildikleri bir aile vakfıdır. Destekledikleri tüm projeleri şeffaf bir biçimde kamuoyu ile paylaşan, sadece belediyeler ve sivil toplum örgütleriyle işbirliğini öngören bu vakfın vizyonuna ve destek verdiği diğer projelere www.christensenfund.org  web sitesinden ulaşılabilir. Vakfın ismi, kurucu ailenin soyadından gelmektedir. Ancak bu isim manipüle edilerek misyonerlik yaptığımız imâsında bulunmak ve derneğimizi açık hedef haline getirmek için kullanılmak istenmektedir. Bunun vicdani ve hukuki sorumluluğunu hatırlatmak isteriz.

Derneğimiz Soros’un finanse ettiği kuruluşlar arasında yer almamasına  rağmen, bu isim sembolleştirilerek Türkiye’de barış ve demokrasiyi güçlendirmek adına mücadele eden pek çok sanatçı, aydın ve kuruma olduğu gibi bizlere karşı da pervasızca saldırı aracı olarak kullanılmaktadır.

Festivalimize sponsor olan diğer kurumlar arasında Çaykur, Kanal 24, Eraysan, Heryerde Sanat Organizasyon, Colchis Müzik, Katalist, Pimms, Desart Group, Karadeniz TV, Umut Radyo, Çavuşoğlu Otel ve Kalan Müzik de yer almaktadır. Tüm sponsorlarımızla hukuken gözetim altında yapılan yıllık sözleşmeler yoluyla, hiçbir politik, dini, etnik vb. ayrılıkçı oluşuma hizmet edilmeyeceğine dair karşılıklı haklar güvence altına alınmıştır. Ayrıca Gola Derneği olarak yürütmekte olduğumuz etkinliklerin denetimi Dernekler Müdürlüğü’nce yapılmaktadır.

  Şeffaf bir biçimde sürdürülen ve kitlelerle paylaşılan bir profesyonel organizasyon hakkında, görünenin ardında farklı amaçlar gizliymiş izlenimi yaratmak, mantığın ve sağduyunun almayacağı komplo teorileri üretmek adına sonuçlarının nereye varacağını düşünmeden sanal ortamda sorumsuzca yazanların iyi niyetli olmadıkları aşikârdır.

Yeşil Yayla Festivali, yerel-gezici festival olma iddiasıyla yola çıkmıştır. Bu yüzden etkinliklerimizi Doğu Karadeniz’de yapılan festival alanlarının dışında alternatif ve farklı mekânlarda yapmayı tercih ediyoruz. Bu vizyon doğrultusunda, geçtiğimiz yıl ikincisini düzenlediğimiz festivalimizin “organik tarım paneli”ni çayda organik tarıma geçiş açısından bir ilk olma özelliği taşıyan Hemşin’de gerçekleştirmiştik. Bu yıl da, bölgede yaşayan insanlarla ve yerel yönetimlerle yaptığımız görüşmeler sonucu festivalimizin bir ayağını Hemşin Çüpendüzü’nde diğer ayağını da Fındıklı Çağlayan Vadisi’nde takım arkadaşlarımızla birlikte yapmaya karar verdik.

Programımızı hazırlarken, festivalimizin isminden de anlaşılacağı gibi bölgenin çevresel sorunlarını gündeme getirmeye, kültürel zenginliğini yansıtan etkinliklere yer vermeye çalıştık. Bu bağlamda, kirlilik ve hidroelektrik santrallerle büyük tehdit altında olan dereler temasını öne çıkarmayı uygun gördük. Bu yüzden festivali hidroelektrik santrallerin yapılmasının en çok gündemde olduğu Çağlayan ve Hemşin vadilerinde yapmanın anlamlı olacağını düşündük. Gürcüdüzü Vadisi’ne yapacağımız gezide bu yaklaşımı bilimsel olarak da destekleyen Türkiye Çevre ve Temiz Enerji Platformlarının Ulusal temsilcisi Tanay Sıdkı Uyar’ın söyleşisi yer alacak. Bunun yanı sıra, geleneksel el sanatları ve organik bal gibi yerel üretimlerin sergileneceği standlar kurulacak.

Müzik alanında Orta Anadolu Abdal Müziğini yöresel olmaktan çıkaran, kendine özgü yorumuyla bozlakların tüm yurtta ve dünyada tanınmasına büyük katkıları olan Neşet Ertaş’ı Doğu Karadeniz’de ilk kez ağırlamak bizim için gurur vericidir. Bunun yanında yer alan bir diğer müzik grubu Grup Helesa’dır. Bu grup, Doğu Karadeniz’de söylenen ezgileri geniş yelpazedeki ses ve enstrüman kullanımları ile yorumlayarak Doğu Karadeniz kültürel zenginliğini yer aldıkları her etkinlikte başarıyla temsil etmektedir. Trabzon yöresi halk şarkılarını kendi çaldığı kemençesi ile geleneksel olarak yorumlamasıyla tanınan İlknur Yakupoğlu da bu seneki Karadeniz Kadın Sahnesi’nin konuğu olacak. Sanatçıya; Doğu Karadeniz müziğinde vokal ve derleme çalışmalarıyla tanınan Ayşenur Kolivar eşlik edecek. Unutulmaya yüz tutan destan geleneğinin günümüz ustaları ile müzisyen ve derlemeci Birol Topaloğlu bir dinleti sunacaklar. Ayrıca yörede yaşayan Veysel Kutluata, Şanlı İnce, Yaşar Çorbacıoğlu ve Kamil Usta gibi emektar sanatçıları onurlandırmak üzere horon ve tulum gösterilerine yer veriyoruz. Kısacası festivali www.yaylafest.org adresinde ayrıntılarını bulabileceğiniz daha pek çok etkinlik ile bölgenin doğasının ve kültürel zenginliğinin korunarak kalkınmasına katkıda bulunacak biçimde titizlikle hazırladık.

Bizler Gola Derneği olarak, Doğu Karadeniz bölgesi başta olmak üzere ekolojik ve kültürel olarak daha zengin bir dünyada yaşamak adına projeler üreten yeni bir sivil toplum örgütüyüz. Vizyonumuzu geliştirmek adına yapıcı eleştiri ve önerilere açığız. Ancak hakaret, yalan, iftira vb. yaklaşımlar toplumdaki barışa, huzura ve de Türkiye’de demokrasinin gelişimine zarar vermekten başka bir işe yaramamaktadır. Bu anlamda herkesi vicdanlı ve sağduyulu olmaya çağırıyoruz. Aksi hallerde haklarımızı hukuki yollardan arama hakkımızı saklı tutmaktayız.

 

 

Saygılarımızla,

Gola, Kültür, Sanat ve Ekoloji Derneği 

Yönetim Kurulu

www.golader.org

www.yaylafest.org

 

 
 
Yeşil Yayla Festivali 3. Seferinde!
 
        

      Yeşil Yayla Kültür, Sanat ve Çevre Festivali'nin üçüncüsüyle 1-2-3 Ağustos, 2008 tarihlerinde, Doğu Karadeniz sahnesinde yerimizi alma hevesini ve çoşkusunu sizlerle paylaşmak için sabırsızlanıyoruz.

 
Farklı kültürel ve profesyonel deneyimlerden beslenen; genç ve dinamik yapımızla, Gola Kültür, Sanat ve Ekoloji Derneği olarak, yerel, kültürel ve çevre konusundaki duyarlılığımız, bizi yöredeki diğer festivallerden ayırıyor. Duyarlılığımızı, festival programından mekanlara, katılımcılardan organizasyon yapısına kadar her ayrıntıya taşıma kaygısını duyuyoruz.
 
Gezici festival olma özelliği taşıyan Yeşil Yayla Festivali, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da sabit bir mekan yerine farklı festival alanları üzerinde gerçekleşecek. Bize bu sene ev sahipliği yapacak mekanlar; doğası hidroelektrik santralleri kurulma girişimiyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan ve bununla gündeme gelen noktalardan olan Rize'ye bağlı Fındıklı Abu-Çağlayan Vadisi ve Hemşin Vadisi. Hemşin; aynı zamanda çayın organik üretime geçişinin ilk örneklerinin yaşandığı pilot bölgelerden biri olma özelliğini de taşıyor.
 
Geçmiş iki festivalde yaptığımız gibi bu sene de festival etkinliklerimizi bir tema üzerinden hazırladık. Bu yılki temamız; Doğu Karadeniz Bölgesi'nin doğal ve kültürel yapısının karakteristik özelliklerinden biri olan "DERELER"... Etkinliklerimizin bir bölümünü oluşturan doğa yürüyüşleri ve geziler ile derelere başka bir gözle bakma fırsatını yaratmak istiyoruz.
Derelerden vadilere, geleneksel mimariden el sanatlarına, yöresel yemeklerden müziğe festivalimizin diğer etkinlikleri ise yine farklı, yine iddialı. Festivalimizin sanatçı konuklarından biri, Orta Anadolu Abdal Müziğini yöresel olmaktan çıkaran, kendine özgü yorumuyla bozlakların tüm yurtta ve dünyada tanınmasına büyük katkıları olan Neşet Ertaş. Hemşin Çüpen Düzünde Neşet Ertaş dinlemek ve bu coşkuyu sizlerle paylaşmak için sabırsızlanıyoruz.
Yine Doğu Karadeniz'den farklı dillerdeki ezgileri zengin yorumlarıyla seslendiren Grup Helesa; farklı yorumlarıyla bölgenin müzikal geleneklerinden örnekler sunacak. Bu seneki "Karadeniz Kadın Sahnesi"nin konukları Ayşenur Kolivar ve İlknur Yakupoğlu. Geleneksel Laz müziği sanatçısı Birol Topaloğlu öncülüğünde gerçekleştirilecek ve yerel müzisyenlerle renklenecek olan "Destan Dinletisi" ise sık rastlanmayacak türden bir müzik ziyafeti olacak.
 
Doğu Karadeniz'in olmazsa olmazı yağmur ise bize eşlik edip etmeyeceğini henüz bildirmedi. Biz, festival organizasyon ekibi olarak, kendisini etkinliklerimizi gerçekleştirebilmemiz için bir engel değil aksine bölgenin doğal ve kültürel yapısının tamamlayıcı unsuru olarak gördüğümüzü belirtmek isteriz. Ve sevgili Hülya Polat ile festival sohbetimizde çıkan bir sıcak cümleyi sizlerle paylaşmak isteriz; Güneşin altında her yerde yüzülür. Siz hiç yağmurda derede yüzdünüz mü?
 
1. ve 2. Yeşil Yayla Festivallerinin fotoğraf ve video arşivini, yorumları, programlarıyla ilgili bilgileri ve önümüzdeki günlerde yayınlayacağımız 3. Yeşil Yayla Festivali bilgilerini web sitemizde bulabilirsiniz.
 
Görüşmek Dileğiyle...
 
Gola, Kültür, Sanat ve Ekoloji Derneği
 
3. Yeşil Yayla Kültür, Sanat ve Çevre Festivali Organizasyon Komitesi

 

 

Sözlü Tarih Atölyesi

 

 

Hepimiz Tarihçi Oluyoruz!!!!

 

Tarih, artık sadece tarihçilerin olmaktan çıktı! Artık hepimiz tarihçiyiz! Öyle sadece tozlu arşivlerde belgelerle boğuşarak değil, hikaye, şarkı, masal dinleyerek hem de…

 

“Sözlü Tarih” denen bu yöntemle belki dedenizden dinlediğiniz bir şarkı sizi eski bir geleneğin keşfine götürecek, bir hikaye ile aile tarihinizin bilmediğiniz yönlerini açığa çıkaracaksınız…

 İşte yapacağımız bu atölye çalışmasıyla “sözlü tarih nedir, yöntemleri nelerdir”; oyunlarla hep birlikte öğrenecek, derlemeler dinleyecek, anılar aktaracak, dedemizin-ninemizin anlatacaklarının nasıl bir tarihsel hazine olduğunun farkına varacağız…

 

Tüm gençleri atölyeye bekliyoruz!!!

 

  

Etkinlik sınırlı sayıda kişiye açık olacağı için lütfen katılımınızı bildiriniz.

e-mail: heyamoo@yahoo.com

Tel: 0546 511 97 23

 

Gola Kültür, Sanat ve Ekoloji Derneği

Tarih: 19 Mayıs 2007

Saat: 15.00

Etkinlik Yeri: Ardeşenliler Derneği Lokali

Adres: Mahmut Dayı Sk. No:2 Bademlik Halıcıoğlu, İstanbul

(Doğu Karadeniz Otobüs yazıhanesi üstü, Haliç Köprüsü girişinde, Halıcıoğlu

Otobüs Durağı)

 

        

    Sözlü Tarih Atölyesi'nin Ardından...  

Sözlü Tarih Atölyesi'nin Ardından...19 Mayıs 2007 Cumartesi günü Ardeşenliler Derneği’nin Halıcıoğlu’ndaki mekanında Gola Kültür Sanat ve Ekoloji Derneği olarak düzenlediğimiz “Sözlü Tarih Atölyesi”, katılan herkes için ilginç ve faydalı bir deneyim oldu.

Nilüfer Taşkın’ın sözlü tarihin ne olduğuna ve yöntemlerine ilişkin aktarımından uygulamasına kadar her aşamasının interaktif bir biçimde gerçekleşmesi atölyenin daha verimli geçmesini sağladı. Böylece her yaştan katılımcılar kendi deneyimlerini sözlü tarih bağlamında yeniden gözden geçirme fırsatı buldular.

Yöntemle ilgili paylaşımın ardından bant kayıtlarından derleme örnekleri sunuldu. Bu gibi kaynakların nasıl değerlendirilebilineceğine dair öneriler, tavsiyelerde bulunuldu.

İkinci bölümde ise gençler ve yetişkinler bir arada sözlü tarihle ilgili uygulamalarda bulundular. Bu uygulamalarda kimi soru sordu, kimi not tuttu, kimi çocukluğundan bir kare anlattı, kimi bir fotoğrafı yorumladı. Böylece sıkıcı bir anlatım yerine herkes sahada sözlü tarih alıştırmasında buldu kendini.

Atölye sonunda herkesin üzerinde uzlaştığı konu derlenecek ne çok hikaye, gelenek, şarkı, destan vs. olduğu ve bu atölye çalışmasının sürekli olması gerektiğiydi.

Gola olarak atölye katılımcılarının kendi hayatlarına ve yanı başlarındaki canlı tarihlere bir nebze olsun farklı bakabilmelerini sağlayabildiysek, ne mutlu bize…

Bir dahaki atölyede görüşmek üzere…